aklınızda bulunsun diye sesleniyor arkamdan pastaneci, herkesin öksürdüğü şeyler olabiliyor. yürüyorum, midemdeki kremalı bulamaçtan sesler geliyor. herkeste aynı etkiyi yapmıyor diyor pastaneci, benimle birlikte yürüyor olduğunu şimdi farkediyorum. varsın yürüsün. lütfen diyor lütfen bekleyin, benimle birlikte koşuyor. isterseniz geri dönelim diyor, omuzumu tutunca duruyorum. biliyorsunuz pastaneye bakmam lazım ve sizi bu durumda bırakamam. koşmaya tekrar başladığımda, artık peşimden gelmiyor. bari güzel şeyler düşünmeye çalışın diyor, ayıları falan mesela. pastanecinin söylediği son sözler ağacın altında çıkarmaya mecbur bırakıyor beni. yere saçılmış bulamaca bakıyorum. feci derecede pastaneciye benziyorum.

Cuma, Kasım 23

masalardan ikisi dolu. içeride seninle birlikte altı kişi olduğunuzu söyleyebilirim. ikisi birazdan çıkarlar. işte sana doğru geliyorlar. oturanlardan diğer ikisi bir süre daha burdalar. istiyorsun ki mutfaktakiyle masada oturanlar hiç karşılaşmasınlar. neyse ki masada bir hareketlenme oluyor ve gidiyorlar. şimdi biraz daha iyisin. birazdan mutfaktaki çıkıp geliyor yanına. içler acısı buluyor mutfağını. O KADAR BELLİ Kİ diyor HER ŞEY O KADAR AÇIK Kİ yükseltiyor sesini. sen başını öne eğiyorsun hiçbir şey söylemek gelmiyor içinden. BİR DAHA GELECEĞİM deyip çıkıyor. normalde akşama kadar bunu düşünmen gerekir. ama az önce boşalan masalardan birindeki tabağı farkediyorsun. ben o tabağa benziyorum.